Trump ve Biden Farkı

Rick

En Dipten
Yönetici
Kayıt tarihi
23 Mart 2021
Mesaj
426

Donald Trump

Donald John Trump (d. 14 Haziran 1946), Amerikalı iş insanı, siyasetçi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin 45. başkanıdır. 8 Kasım 2016 tarihinde yapılan 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Partinin adayı olarak girmiş, Hillary Clinton'dan yaklaşık 3 milyon oy geride kalmasına rağmen, Amerika'nın seçiciler heyeti metoduna göre başkanlığa seçilmiştir.

Donald Trump 1960'lı yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı liseyi terk etmek durumunda kaldı. Sonraki süreçte askeri akademi ile Pensilvanya'da bulunan Pennsylvania Üniversitesi Wharton Okulu'nda eğitim gördü. Üniversite yılları sonrasında babası Fred Trump'ın emlak ve inşaat firmasında görev almaya başladı. 1971'de babasının şirketlerinde imtiyaz sahibi olup kontrolü ele aldı. Şirkete "Trump Organizasyon" adını vererek merkezini Manhattan bölgesine taşıdı. Kısa sürede yaptırdığı otellerle adını duyurdu. 1999 yılında babasını kaybetti. 2000'de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi. 2001 yılında bu partiden ayrıldı. 2004 yılında NBC kanalında “Çırak” (The Apprentice) programını hazırlayarak şov dünyasına adım attı. Bazı söylemleri nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi fakat kazanamadı. 2016 yılındaki seçim sürecinde İslamofobik söylemleri ve seçim vaatleriyle eleştirildi. Forbes'in 2016 yılındaki dünyanın en zengin 400 kişisi listesinde yer aldı. 2016 yılında 70 yaşında olan Trump, seçimleri kazanmasıyla birlikte ABD tarihinin göreve başlayan en yaşlı başkanı olmuştu. 2020 yılındaki seçimde rakibi Joe Biden seçilen en yaşlı ABD başkanı olmuştur. Hakkında birden fazla azil süreci başlatılan ilk ve tek ABD başkanıdır.

Joe Biden

Joseph Robinette “Joe” Biden Jr. (/ˈbaɪdən/ BAY-dən; d. 20 Kasım 1942), Amerika Birleşik Devletleri'nin görevdeki 46. başkanı olan Amerikalı politikacı ve eski avukattır. Demokrat Partinin üyesi olan Biden, 2009-2017 arası ABD'nin 47. başkan yardımcılığı, 1973-2009 arasında ise Delaware Senatörlüğü görevlerini üstlenmiştir.

Scranton, Pensilvanya'da doğup New Castle County, Delaware'de büyüyen Biden, 1968'de Syracuse Üniversitesinden hukuk diplomasını almadan önce Delaware Üniversitesinde okumuştu. 1970'te New Castle County Meclis Üyesi seçildi. 1972'de Delaware'den Senatoya seçildiğinde, Amerikan tarihinin en genç altıncı senatörü oldu. 1991'deki Körfez Savaşı'na politik düzlemde karşı çıktı, ancak Doğu Avrupa'daki ülkelerin NATO'ya yakınlaşmasını ve Yugoslav Savaşları'na yapılan askerî müdahaleyi destekledi. 2002'de Irak Savaşı'na onay veren kararıda destekledi, ancak 2007'de bölge üzerindeki Amerikan birliklerinin sayısının artırılması kararına karşı geldi. 1987-1995 arasında uyuşturucu, artan suç ve sivil özgürlük problemleriyle ilgilenen Senato Yargı Komitesinin başkanlığını yaptı; Şiddetli Suç Kontrolü ve Yasa Uygulama Yasası ile Kadına Yönelik Şiddet Yasasını yürürlüğe geçirme çabasında önemli bir isim oldu. Yüksek Mahkeme'de, Robert Bork ve Clarence Thomas'ın tartışmalı duruşması gibi toplam altı çekişmeli duruşmayı denetledi.

İkisi arasındaki en büyük fark, Trump, piyasadan yetişen, özel sektör işi (emlak) işi yapan ve sonradan siyasete giren biryken, Biden " hukukçu " kimliğiyle ön plana çıkarak, çok derin ve eski bir siyasetçi olmasıyla da fark atıyor.Yani Biden, politikadaki her yolu, yöntemi bilen biri, orası kesin.İşte bu yüzdendir ki Türkiye'nin, dolayısıyla RTE'nin höt zöt etmelerine pabuç bırakacak biri değil.

Şu an Türkiye tam anlamıyla çıkar yolu olmayan bir labirente girmek üzere.F35 projesinden çıkartıldı, Ermeni Soykırımı tanınmış oldu, zaten ekonomik anlamda rezilleri oynuyoruz, işsizlik, hukuksuzluk, eğitimsizlik, magandalık, dincilik...v.b.leri had safhadayken bir de RTE karşısında, politikadaki bir KURT gördü.

Görünen resim şu an, Türkiye kuyruğundan ve boynundan yakalanmış durumdadır.Bu zihniyetle giderse kesinlikle bu toplum çok daha büyük zorluklar ve felaketlerle karşılaşacaktır.Şuan daha dibi görmedik maalesef.
 

Gri

Lahmacun
Kurucu
Kayıt tarihi
23 Mart 2021
Mesaj
268
Trump esnaftı, Biden devlet adamı. Evet, devlet adamı olması maalesef bizim için çok iyi olmayacak ama bu süreç, eski dışişleri kadrolarının değerinin anlaşılması için faydalı olabilir.

F-35 projesinden çıkarılmamız, 1915 tartışmalarının ötesinde zararlı bence, çünkü sırf bu teknolojiyi elimizin altında tutabilmek bile, ülkede bilimin gelişmesine büyük katkı sağlayabilirdi. Caydırıcılığı cabası.

Açıkçası, Rus veya Çin silahlarına güvenmiyorum. Hatta bu ülkelerin herhangi bir teknoloji ürününe güvenmiyorum. Teknolojide batı üstünlüğü maalesef hala çok ezici.
 

Unicorn

Üye
Tam Üye
Kayıt tarihi
29 Mart 2021
Mesaj
73
Ben hep benzetmek gerekirse şöyle düşünmüşümdür: Amerika'da bir gökdelen ya da başka büyük bir yapı inşa ediyorsanız bu inşa planının yanında, gerektiğinde ilgili kuruma bu binayı nasıl yıkacağınızın da projesini aynı anda vermeniz gerekiyormuş, hatta ikiz kulelerin de şu anda hatırlayamıyorum yıkımı için bir nükleer füzyon projesi olduğu, aslında kulelerin yıkılmasının bu düzeneğin harekete geçirilmesi olduğu söylenir o da ayrı bir konu.
Ben bu, bir binayı inşa ederken yıkımının projesinin de aynı anda verilmesi durumunu, bir ABD projesi olarak inşa edilen AKP'nin, inşa edilir ve geliştirilirken, iktidarının sonlandırılması sürecinin/projesinin de aynı anda işlediğini düşünüyorum, yani AKP aslında yaydan çıkmış bir ok gibi ilerlerken aslında ABD açısından ekonomik sonuna da yaklaşıyor...
Bu güzel bir şey mi tabii ki değil AKP keşke ABD değil halk tarafından düşürülse ama maalesef ABD bu ülkede iktidar süreçlerine müdahale ediyor ve müdahale ettiği için de iktidardan inmesi kararını da biz veremiyoruz, elimiz mahkum ABD'nin onunla işinin bitmesini bekliyoruz, o nedenle AKP elbet gidecek ama gitmesi başkalarının inisiyatifinde olduğu sürece onların indirmek istediği zamana kadar ülke ne hale gelir onu düşünmek dahi istemiyorum, o nedenle keşke Türk halkı indirebilse diyorum.
 
Top