• Dipsiz Forum'a sadece 3 saniyede kayıt olarak, eğitim, sağlık, edebiyat, müzik ve sosyal bilimler konularında binlerce yeni ve güncel içeriğe reklamsız olarak anında ulaşabilir, yeniliklerden anında haberdar olabilirsiniz. Haydi, şimdi kayıt ol!

Sivil Toplum Kuruluşu Nedir?

Yazalım

Yazalım bakalım
Moderatör
Sivil toplum kuruluşu toplumun refahını arttırmak için herhangi bir amaca hizmet etmek veya amacı desteklemek misyonuyla bir araya gelen topluluklardan oluşmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının kökeni çok eskiye dayanmakla beraber devlet destekli sivil toplum kuruluşları ve faaliyetlerinin kökeni 20.yüzyıla dayanmaktadır. Daha öncesinde de farklı isimlerle sivil toplum kuruluşları halkın refahını yükseltmek için çalışmalar yapmışlardır.

sivil-toplum-kurulusu-nedir.jpg

Sivil Toplum Kuruluşu Nedir?​

Sivil toplum kuruluşu nedir sorusu sivil toplum kuruluşlarını merak edenler tarafından sorulmaktadır. Sivil toplum kuruluşları; halkın, toplumun veya bulunduğu ülkenin refah seviyesini yükseltmek amacıyla kurulmuştur. Devletin yetemediği durumları ele alıp kâr amacı gütmeden, insanların sosyal gönenç seviyelerini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Sivil toplum kuruluşları, devletin kurumlarında bağımsız olarak çalışmalarını yürütmektedir. Sosyal, çevresel, kültürel, politik, hukuki alanlarda çalışma yürütmek için gönüllük esasına dayanarak bir araya gelen halktan oluşmaktadır.

Sivil toplum kuruluşları, birlikten güç doğar aforizmasıyla hareketlerini sürdürmektedir. Sivil toplum kuruluşları devletin resmi kurumu değildir fakat devlet tarafından denetlemesi yapılmakta olan ve devlet tarafından yasal olarak kaydedilen topluluklardan oluşmaktadır. Sivil toplum kuruluşu anlamı halk faydası için yapılan faaliyetlerdir. Sivil toplum kuruluşları tanımı Avrupa ülkelerinde; nongovernmental organizations olarak geçmektedir. Amerika’da ise non-profit Sector olarak bilinmektedir. Türkiye’de ise sivil toplum kuruluşları adı altında faaliyetler gösterilmektedir. Kısaltma olarak STK denmektedir.

Sivil Toplum Kuruluşları Tarihçesi​

Sivil toplum kuruluşlarının tarihçesi Aristo’ya kadar dayanmaktadır. Aristo, sivil toplumu; hak ve haksızlığın ayrımının yapıldığı toplum olarak tanımlamaktadır. Tullius Cicero’ya göre sivil toplum; iyi vatandaşlıkla alakalıdır. Sivil toplumun devletle alakalandırılması 17.yüzyıldan itibaren olmuştur. Sivil toplum mefhum olarak ilk kez 1767 yılında Adam Ferguson’un Sivil Toplumun Tarihi Üzerine Bir Deneme yazısında kullanılmıştır. Günümüzdeki sivil toplum kavramı Tocqueville, Weber ve Durkheim’in görüşlerinden yola çıkarak modern hâle getirilmiştir. Modern sivil toplum, beş kural etrafında şekillenmiştir. Bu beş kural şöyle sıralanabilir;

  • Sivil toplum; aileden, devletten ve local yaşamdan bağımsız toplumsal hayatın içindedir.
  • Vatandaşlar, sivil toplum örgütlerinden herhangi birine katılmaya zorlanamazlar; sivil toplum örgütleri gönüllülük esasına dayanmaktadır.
  • Sivil toplum kuruluşları, hukuksal zemine dayanmak zorundadır. Hukuka ve kanuna bağlılık esastır. Hukuksal düzenin dışında bulunamazlar.
  • Sivil toplum; vatandaşları temsil eder. Sivil toplum kuruluşları; kişiler ve devlet arasında aracı güç ve itici güç olarak bulunmaktadır.
  • Sivil toplum kuruşları yetki devriye bağlıdır; devletin faaliyetleri ancak bireylere ve topluma yararlıya hareket alanı bulabilmektedir.
Sivil toplum kuruluşu Birleşmiş Milletler kurulduğu zaman, 1945 yılında, sivil toplum örgütü olarak ilk kez kullanılmıştır. Birleşmiş Milletlere göre; devletin kontrolü dışında faaliyet gösteren, önleyici özelliği olmayan ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar sivil toplum örgütü adını almaktadır.

Sivil toplum kuruluşları Türkiye tarihinde Osmanlı zamanına kadar dayanmaktadır. Loncalar, lobiler, Osmanlı esnaf vakıfları; sivil toplum kuruluşlarına benzer faaliyetler göstermektedir. Bu yüzden, sivil toplum örgütü adı altında pek çok araştırmacı tarafından değerlendirilmektedir. Sivil toplum kuruluşları Türkiye’de faaliyetlerini 1980’li yıllarda ülke için karışıklıklardan dolayı arttırmıştır. Sivil toplum kuruluşları 1980’li yıllarda daha fazla görünür olmaya başlamıştır. Dünya’da uluslararası çalışan 40 binden fazla sivil toplum örgütü bulunmaktadır.

Sivil Toplum Kuruluşlarının Görevleri​

Sivil toplum kuruluşu amaçları nelerdir sorusu ile sivil toplum kuruluşlarının tanımı daha rahat yapılabilmektedir. Sivil toplum kuruluşları dernek, oda, sendika veya vakıf adının altında faaliyetlerini sürmektedir. En büyük özellikleri; toplum yararına hareket etmeleridir. Sivil toplum kuruluşları; farklı amaçlar için farklı misyonlar doğrultusunda bir araya gelmiş olsalar dâhi görevleri genel yapı itibariyle aynıdır. Sivil toplum kuruluşlarının görevleri şöyle sıralanabilmektedir;

  • Kuruluş amaçları doğrultusunda belirli faaliyetler altında belirledikleri konu üzerine çalışmalar yapmaktalardır.
  • Devletin yetersiz kaldığı veya işlevini geciktirdiği durumlarda devlete destek olarak faaliyet düzenlemektelerdir.
  • İnsanların bilinçlenmesi için etkinlikler düzenleyerek suç oranının azalmasına yardımcı olmaktalardır.
  • Olumsuz alışkanlıkları önlemek için faaliyetler gerçekleştirmektelerdir.
  • Sadece ülkede değil Dünya’daki haksızlığa uğrayan insanların haklarını savunarak haksızlık oluşmasının önüne geçmektelerdir.
  • Kamuoyuyla sorunları paylaşarak sorunu ifade etmektelerdir.
  • Toplumun ve bireylerin çıkarlarını düşünerek etkinlikler düzenlemektelerdir.
  • Tedavisi zor olan hastalıklarla uğraşan insanlara destek olmaktalardır.
  • Toplumun gelmesi gereken seviyeye ulaşması ve hatta o seviyeyi geçmesi için çalışmalar yapmaktalardır.

Sivil Toplum Kuruluşlarının Sınıflandırılması​

Sivil toplum kuruluşu özellikleri bakımından kategorilere ayrılmaktadır. Sivil toplum kuruluşu ne demek sorunun cevabı da bu sınıflandırmalar içinde değişiklik göstermektedir. Fakat genel yapıları itibariyle; gönüllük esasına dayalı olarak bir araya gelen birey ve toplumun çıkarlarını kanunilik esasına dayanarak koruyan ve toplumun gelişmesi için faaliyet gösteren topluluklara denmektedir. Kuruluş amaçlarına göre sınıflandırılmaktadır. Her bir sivil toplum kuruluşunun faaliyet alanı ve misyonu genel tanımı itibariyle aynı olsa da özel tanımları açısından farklıdır. Sivil toplum kuruluşları genel yapıları itibariyle şöyle sınıflandırılmaktadır;

  • Teknik örgütler
  • Korporatist kuruluşlar
  • Sosyal ve insancıl kuruluşlar
  • Bilimsel kuruluşlar
  • Hak kuruluşları
  • Çevre kuruluşları
  • Dini kuruluşlar
  • Toplumsal kuruluşlar
  • Gelişme ve insani yardım kuruluşları

Sivil Toplum Kuruluşlarının Özellikleri​

Sivil toplum kuruluşunun özellikleri karakteristik yapıya sahiptir. Sivil toplum kuruluşlarının her biri farklı amaca hizmet etmek ederek toplumun refahını yükseltmek amacıyla kurulmuştur. Bu yüzden özellikleri kendi içlerinde farklı dallara ayrılabilmektedir. Fakat karakteristik bazı özellikler her sivil toplum kuruluşunda bulunmak zorundadır. Bu özellikler arasında temel bakış açısı sayılan bazı özellikler vardır. Bunlar; açıklık, sorumluluk, katılımcılık, çoğulculuk, şeffaflık, tutarlılık, kanunilik ve etkin faaliyet gösterme şeklinde sıralanabilmektedir. Bu özellikler arasında çoğunlukçu değil çoğulcu olmaları dikkat çekmektedir. Çoğunlukçu ile çoğulcu arasındaki temek fark azınlıkların sesidir. Çoğulcu oldukları için azınlıkların da görüşlerini dikkate alıp bir gün çoğunluk olma durumlarını düşünmektelerdir. Bu açıdan her görüşe hitabet edip haklarını savunmaktalardır. Hak temelli çalışma yürütmeleri de özellikleri arasındadır. Bunlar doğrultusunda özellikleri şöyle sıralanabilir;

  • Hak temelli, kanunları esas alarak çalışmalar yürütmeleri gerekmektedir.
  • Ayrımcılığa karşı durmaktalardır. Her türlü ayrımcılığın reddi için çalışmalar yapmaktalardır.
  • Şiddete karşılardır. Şiddetsiz toplum için faaliyet göstermektelerdir.
  • Temel insan hak ve özgürlüklerini esas almakta ve savunmaktalardır.
  • Devletlerin politik güçlerinden bağımsız çalışmalar yapmaktalardır.
  • Gönüllük esasına dayanmaktalardır.
  • Hükümet veya devletlerin her türlü karar alma çalışmalarına etkin olarak katılıp görüş bildirmektelerdir.

Türkiye’de Sivil Toplum​

Türkiye’deki sivil toplum kuruluşu örnekleri Cumhuriyet Dönemi öncesine dayanmaktadır. Sivil toplum kuruluşları farklı isimlerle Osmanlı’dan beri süregelmektedir. Osmanlı Dönemi’nde vakıf, lonca, ahilik gibi isimlerle varlıklarını sürdürmüş ve halka çok katkı sağlamışlardır. Osmanlı’nın son dönemlerinde ise Kanun-i Esasi ile gelişim göstermiştir. Kanun-i Esasi ile birlikte ticari faaliyet gösterenlere dernek kurma hakkı verilmiştir. Bu anayasal değişmeyle sivil toplum örgütlerine hukuki zemin oluşturulmuştur.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte dernek kurma hakkı devam etmiştir fakat zararlı faaliyetlerin sürdürülmemesi için bazı şartlarla sınırlandırılmıştır. Bu şartlar; kamu düzenini koruma ve ahlakın korunması şartlarıdır. Böylece Cumhuriyet karşıtlarının dernek, sivil toplum örgütü veya cemiyet adı altında faaliyet göstermelerinin önüne geçilmiştir. En özgürlükçü anayasa olarak bilinen 1961 Anayasası ile öğütlenme ve sivil toplum kuruluşu kurmanın önü açılmıştır. 1938 yılına kadar 205 sivil toplum kuruluşu derneği varken 61 Anayasası ile 40 binden fazla kuruluş açılmıştır. 2004 yılından sonra ise bazı uygulamaların getirilmesiyle 86 bine ulaşmıştır.
 
Top