• Dipsiz Forum'a sadece 3 saniyede kayıt olarak, eğitim, sağlık, edebiyat, müzik ve sosyal bilimler konularında binlerce yeni ve güncel içeriğe reklamsız olarak anında ulaşabilir, yeniliklerden anında haberdar olabilirsiniz. Haydi, şimdi kayıt ol!

Orhan Veli'nin Nahit Hanım'a Mektubu

Newyork Mezarlığı

Cesur Yeni Dünya
Yönetici
23 Mart 2021
220
769
images (28).jpeg


9 Mart 1949

Canım Nahitim,
Florya’dayım. Dünden beri seni görmüyorum. Özlemiş olabilirim değil mi? Ama yine de bu satırları yazmayabilirdim. İhtimal sarhoşluk. Yarın dersin yok. Bu mektubu ancak salı günü alacaksın. O ana kadar da sana mektup yazdığımı söylemeyeceğim. Yazdığım şeyin sahiden bir mektup olduğuna inanmak istiyorum. Ne vakittir yazmadığım için olsa gerek, mektup yazmaya hasret kalmış olacağım. Bu hasretin içinde senin bana karşı iyi şeyler duyduğun günlere de hasret var galiba. Zaten bu satırları yazmaya senden askerliğim sırasında aldığım mektupları hatırlayarak karar verdim. Senin yanında olayım olmayayım, yıllardan beri bütün hatıralarım seninle dolu. Bunu duyup düşündükçe bana zaman zaman ettiğin haksız sitemlerden dolayı sana kırılıyorum. Ama doğrusu şu anda onları da aklıma getirmek istemiyorum. Biraz sarhoşum ve bu sarhoşluğum içinde sen benim iki sene, beş sene, yedi sene, on sene, on iki sene evvelki sevgilimsin.
Sevgili Nahitçiğim, bundan sonra bana kötü sözler söylerken ne olursun bu hissimi hatırla. Sana karşı o kadar iyi şeyler duyuyorum ki senin kötü bulduğun hallerim bile belki bu hislerden geliyor. Belki salıya kadar beklemene razı olmayacak, bu mektubun bir an evvel eline geçmesi için, ev adresine göndereceğim. Başkalarının eline geçebilirmiş. Geçsin

Orhan Veli
 

Yakida

From bay
Yönetici
23 Mart 2021
882
2.297
Bursa
Bizim zamanımızda Liselerde 3 bölüm vardı: fen, matematik ve edebiyat, ben edebiyat bölümündeydim, onun şiirlerini incelediğimiz öğrencilik yıllarıma gittim bir an, şiire büyük yenilikler getirmiş bir değerimiz kendisi.
Bir Orhan Veli biyografisinin zamanı galiba. :)
 

Yakida

From bay
Yönetici
23 Mart 2021
882
2.297
Bursa
Zaten yarattığı garip akımı da sokaktaki adamın yalın söyleyişini şiire taşımak kısaca; hece, aruz, mecaz, teşbih, mübalâğa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu söyleyip reddetmiş.
Mektubunda da bunun etkisi var belki. :)
 

Yakida

From bay
Yönetici
23 Mart 2021
882
2.297
Bursa
Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda, güpe gündüz?
Melahat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?

:)
 
Top